Günün Sözü
Lâ ilâhe illallah sözünün bir özelliği de insanı korumasıdır. Hem dünyevî hem uhrevî, hem maddî hem mânevî tehlikelerden gerçekten korumasıdır.
M.Es'ad COŞAN (Rh.A.)
Kategoriler
- Duyuru ve Haberler (17)
- Kategorilenmemiş (33)
AKRA Haber Uşak 99.0
Uşak Haber
Uşak Hava Durumu
Ziyaretçi
- 01 ziyaretçi çevrimiçi
- destekleyen WassUp
Asıl bayram insanın ahirette o hale erişmesi, o sonucu alması: “Kim cehennemden paçayı kurtarır, yakayı kurtarır ve cennete dahil edilecek insanların arasına girebilirse, işte asıl fevz ü felâhı bulmuş, kazanmış olan, işi başarmış, bitirmiş olan odur. Dünya hayatı aldatıcı bir varlıktır, gelip geçicidir.” Elde kalmıyor, kimseye kalmıyor dünya.
Er yarın Hak dîvanında belli olur. Kimin nasıl insan olduğu; mutlu mu, mutsuz mu, iyi mi, kötü mü, yüksek mi, alçak mı olduğu yarın göreceği muameleden belli olacağı için daima onu düşünüyoruz. Ebedî mutluluğu düşünüyoruz ve bayram derken de ebedî bayramı, Allah’ın rahmetine erip, cennetine girme gününü düşünüyoruz, sevgili dinleyiciler!
Bu duygularla size en derin anlamıyla, maddî ve mânevî anlamıyla bayramlar temennî ediyoruz. Allah hem bu dünyada bayram ettirsin, hem de ahirette bayram ettirsin…
Oruç tuttunuz, namazlar kıldınız, dinin güzelliklerini sevdiniz, yaşadınız, derûnî, lâhutî, ilâhî duygular içinde yüzdünüz Ramazan boyunca… Rahmet deryasına daldınız, yıkandınız, kalpleriniz pırıl pırıl nurlandı. Allah-u Teálâ Hazretleri size mükâfat olarak bayram ihsân etti. İşte o bayram içindesiniz ve bir de haftanın bayramı olan cuma… İkisi üst üste geldi; kat kat nurun alâ nur, fazlün alâ fazl, nimetün alâ ni’meh, lütfun alâ lütf oldu… Ne mutlu!.. Allah lütfunu, her zaman böyle kat kat katmerli eylesin…
Dehr kelimesini bilirsiniz, dehr zaman demek. Savmud-dehr diye bir söz var din kitaplarımızda. Savmud-dehr demek, zaman orucu, yâni tüm zamanları oruçlu geçirmek demek. Bazı insanlar diyebilir ki:
“–Ramazan güzel veyahut oruç tutmak sevaplı. Allah oruç tutunca büyük mükâfatlar veriyor. Sabredenin mükâfatı bigayr-i hisâb geliyor. Onun için bütün her zamanımı oruçlu tutayım!”
Her zamanını oruçlu tutmak isteyen bir insan, yâni savmüd-dehri düşünmüş oluyor. Bütün dehri, yaşadığı zamanın gündüzlerini oruçla geçirecek.
Bu makbul değil dinimizde… Çünkü oruç sabır ibadeti. İnsan yemeğe alışmışken, yaşamak için su hakkıyken, yemek hakkıyken, evlilik hakkıyken, oruçta bu haklarından kendisini alıkoyuyor, tutuyor, sabrediyor, iradesini kuvvetlendiriyor. Çok susadığı halde, dudakları çatladığı halde, ağzı kuruduğu halde su içmiyor. Karnı boşaldığı halde, zil çaldığı halde, canı istediği halde yemek yemiyor. Neden?.. Çok kuvvetli duygularını engelemeyi öğreniyor.
Oruçtaki amaç neydi? Bir insan niçin oruç tutuyor?..
“Tâ ki, takvâ ehli kullar olasınız! Tâ ki, Allah’tan korkasınız, sakınasınız!” diye, Allah orucu bize bu sebeple farz kıldığını âyet-i kerimede bildirmiş. Oruçtan amaç takvâ, yâni takva ehli kul olmak…
Onun için ben lâtife yapıyorum, diyorum ki; Ramazan ne ayıdır? Derviş ayıdır, tasavvuf ayıdır, sufi ayıdır. Neden?.. Takvâyı emrediyor, takvâyı amaçlıyor. Yâni tam derviş olmak nasıl mümkün olacaksa, onu sağlayacak bir emir.
Sabır olduğu için, insanın yemek yememeğe alışması lâzım! Zaten vücudunun ihtiyacıdır. Ama her gün oruç tutmaya alışırsa, vücut bunu kabul eder, kendisini ona göre ayarlar. O zaman her gün oruç tutmak zor gelmez. Bilirsiniz, hatırlayacaksınız; “Ramazanın başında, ilk günlerde zor geliyordu oruç da, sonra zor gelmemeye başladı.” diyenleri duymuşsunuzdur.
İnsan alıştı mı artık zor gelmez. Ummadı mı, “Bu gün nasıl olsa iftara kadar yemek yenmeyecek!” diye düşündü mü, canı yemeği hatırlayıp da istemez. O zaman sabır diye bir şey kalmıyor. Onun engellenmesi için istek olmuyor ki, sabır olsun. Bu bakımdan bütün seneyi oruçlu tutmak uygun görülmemiş.
Nasıl olacak?.. En çok tutsa tutsa bir insan, Dâvud AS’ın orucu gibi oruç tutabilir. O nasıl tutarmış, mübarek Dâvud AS?.. Bir gün oruç tutarmış, bir gün tutmazmış. Böylece senenin yarısı oruçlu geçmiş oluyor. Tabii oruç tutmadığı zaman yemek yemeğe alışmış oluyor. Oruç tuttuğu zaman, tam yemek isterken oruç tutmuş oluyor. Bu amacına uygun…
Buna savm-ı Dâvûdî, Dâvud AS’ın tarzında oruç derler. Böyle olabilir. Çok oruç aşıklısı olanlar savm-ı dehr tutmazlar, savm-ı Dâvûdî tutarlar. Bir gün tutup bir gün tutmayıp, bir gün tutup bir gün tutmayıp, böylece o sevapları kazanabilirler.
Ama savm-ı dehr gibi, bütün zamanını oruçlu geçiriyormuş gibi sevap kazanmanın bir yolu, bir kapısı da var, kestirme yolu var. Yâni yolun bir bilinen, uzun asfalt yolu vardır. Bir de kestirmeden, ara yoldan yine aynı yere insan çarçabuk çıkıverir, kestirme yolu var. O kestirme yolu nedir?
Peygamber SAS Efendimiz buyurmuş ki… Rivâyet eden kim? Ebû Eyyûb el-Ensârî RA. Ebû Eyyûb el-Ensârî Efendimiz kimdi? İstanbul’umuzun başının tâcı, medâr-ı iftihârı, mihmandâr-ı Peygamberî, Eyyûb Sultan semtinde, deniz kenarındaki o mübarek camide kabri bulunan Halid ibn-i Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretleri. Hepimizin rehberi, önderi…
Çünkü ashâb-ı kiram, Peygamber Efendimiz’in ashâbı hangi beldede vefat etmişlerse, o beldenin kıyamet gününde önderi olacak. Mahşere onlarla beraber, onları arkasında toplayıp götürecek. Biz de İstanbullu olduğumuza göre, dinleyicilerimizin büyük bir kısmı İstanbullu olduğuna göre, onların önünde gidecek. Peygamber Efendimiz’e onları kavuşturacak olan, mahşer günü bayrak elinde, mihmandâr-ı Peygamberî… Savaşlara da katılmış zaten. İstanbul’u da fethetmeye gelmiş de burada vefat etmiş.
Ebû Eyyûb el-Ensârî Efendimiz Medine’de, Peygamber Efendimiz’i evinde, Mescid-i Nebevî inşa edilinceye kadar üst katta misafir eden mihmandârı… Yâni evinde ağırlamış olan ev sahipliği yapmak şerefine ermiş olan sahabi. Kurrâ hafız, kuvvetli hafız. Peygamber Efendimiz’in yanında, kendisine vahiy geldiği zaman onları yazan vahiy kâtiplerinden birisi… Peygamber Efendimiz’den sonra Medine-i Münevvere Camii’nin imamlık şerefi kendisine gelmiş. Sonra Medine’de valilik yapmış. Allah şefaatine erdirsin, cennette buluştursun… Mahşer günü sancağı çekip de yürürken, arkasında, Rasûllullah Efendimiz’in yanına onunla varalım inşaallah…
Ebû Eyyûb el-Ensârî RA Efendimiz’den rivâyet edilmiş ki: Peygamber SAS Efendimiz buyurdular ki: “Kim ramazanı tutarsa, sonra da ona Şevvalden altı eklerse, sanki sıyam-ı dehr gibi olur.”
Şimdi biz ramazanı tuttuk, sizler tuttunuz, Allah kabul eylesin, Ramazan tamam… Ramazanı tuttuktan sonra, buna Şevvalden altı eklerse diyor. Şevval, Ramazandan sonraki ay… Şu anda bayram oldu, bayram Şevvalin ilk günleri… Ramazandan sonra gelen Arabî ayın adı Şevval… Bu ay içinde altı eklerse, yâni altı gün oruç tutarsa, ne olur? “Sanki bütün sene, bütün zamanı hep oruç tutmuş gibi olur.” buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Demek bu da bütün seneyi oruç tutmuş olmanın, sıyam-ı dehr gibi olmanın kestirme yolu… Öyle yapmıyor ama Ramazanı tutuyor, altı gün de Şevvalden tutuyor. Otuz gün Ramazan, altı gün de o, otuzaltı gün… Otuzaltının on misli ne olur? Üçyüzaltmış eder. Niye on misli diyorum? Çünkü Allah indinde, yapılan ibadetlerin, iyiliklerin mükâfatları en aşağı bire ondur.
“Yapılan iyiliğin mükâfatı en aşağı on mislidir.” Daha fazla olabilir, daha fazla olabilir. Hesaba sığmayacak kadar da çoğa doğru gidebilir bu…
Demek ki, 36′ya bir 0 koyarsak on misli 360 ediyor. 360 da bir sene ediyor. Biliyorsunuz kamerî sene 354 gündür. Fazlasıyla tamamlıyor. Demek ki, İslâm’ın her emri tutarlı, nerden baksan tamam oluyor.
Bu hadis-i şeriften bizim anladığımız nedir, çıkaracağımız ders nedir?.. Bu bayram günleri geçtikten sonra biz yine niyetleneceğiz, altı gün daha oruç tutacağız.
“–Acaba bu altı gün orucu peş peşe mi tutalım, parça parça mı tutalım? Toptan mı tutalım, perakende mi tutalım?..” diyebilir dinleyen kardeşlerimden birileri.
Serbest… İsteyen Şevvalin bu altı gün orucunu peş peşe, toptan, hepsini bir arada tutar. İsteyen de meselâ pazartesi-perşembe, pazartesi-perşembe, pazartesi-perşembe olarak tutar. Ya da Arabî ayların, kamerî ayların ortası eyyam-ı biyz diyoruz, ayın ortasında 13-14-15′i var. Yâni mehtaplı gecelerin gündüzüne eyyam-ı biyz diyoruz; o günleri tutar. Böylece o sevabı öyle de alabilir.
Hangi sevabı alır?.. Hem şevvalin altı gün orucunu tutma sevabı alır; hem de eyyam-ı biyz orucu tutmak diye zaten sevaplı bir şey var, o günlerde oruç tutmak da sevap, onun sevabını alır. Ya da pazartesi-perşembe oruçlarını tutmak sevap, onun sevabını alır.
Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan
30. 01. 1998 – AVUSTRALYA
Bu yazı toplamda 117, bugün ise 2 kez görüntülenmiş, son okunma tarihi 22 February 2012
Menu
e- dergi
Gayemiz
Ülkemizde, Çevre, Kültür ve Ahlak duyarlılığına sahip resmi ve özel kuruluşlarla dayanışma halinde, temiz ve yaşanabilir bir çevre idealini benimsemiş milli kültür ve ahlak sahibi insanlardan meydana gelen bir toplumun oluşmasına katkıda bulunmak
Çevre
- Çevre, Orman ve Ağaç nedir?
- Su-Yeraltı Yerüstü Suları ve Kirliliği
- Ormanlarımız ve Faydaları
- Ormancılık ve Ürünleri Hakkında Bilgiler
- En Yakın Çevremiz: Evimiz
- Hava Kirliliğinin Beden Sağlığımıza Etkileri
- Kullanılmış Kağıtların Geri Kazanımı
- Çevre Korumasının İnsanın Doğal Yaşamına Etkisi
- Çevre Kirliliğininin Enfeksiyonların Oluşumu Ve Yayılmasındaki Rolü; Alınması Gereken Tedbirler
Kültür
- Kültürümüz ve Dilimiz
- Kültür Nedir? ve Kültürün Tarifi
- Kültür’ün Kademeleri ve Unsurları
- Kültür ile Medeniyet (Civilisation) Arasındaki Farklar
- Kültür Emperyalizmi
- Kültür Sahasında Gerçekler
- Milli Kültürümüz
Ahlak
Uşak İlimiz
- Genel Bilgiler
- Tarihi ve Coğrafyası
- Tarım ve Sanayi
- İlçelerimiz
- Siyaset,Sanayi Tarihi ve Meşhurları
- Karun Hazineleri Uşak’ta
- Festival, Şenlik ve El sanatları
- Evliya Çelebi gözü ile Uşak
- Uşak Şivesi, İlenmeleri ve Efsaneleri
- İlkler Şehri Uşak
- Destanlar,Türküler,Tekerlemeler, Ninniler, Atasözleri ve Bilmeceler
- Cirit, Halk Oyunları ve Kıyafetler
- Ne Alınır?,Ne Yenir?,Yapmadan Dönme
Son Haberler
- 7 Milyar Ümmetten 7 Milyar Salavat Kampanyası
- Avustralya Mahmud Es’ad Coşan Vakfı 6. Uluslararası Kurban Organizasyonu
- Düşündüren resimler
- Ramazanın Ardından ve Şevval Oruçları
- İslâm’ı Anla ve Yaşa
- Ramazan Ayındaki Mühim Faaliyetler
- Çocuklarınızı Cehennemden İyi Koruyunuz!
- Düşündüren Resimler2
- Sadaka Vermekle Kulun Malı Eksilmez
- Sarp Dağa Tırmanışta İlk Hedef: “Mutmainne Düzlüğü”


Yoruma kapalı yada üye olmayanlara yorum yazmak kapalı.