Günün Sözü
Lâ ilâhe illallah sözünün bir özelliği de insanı korumasıdır. Hem dünyevî hem uhrevî, hem maddî hem mânevî tehlikelerden gerçekten korumasıdır.
M.Es'ad COŞAN (Rh.A.)
Kategoriler
- Duyuru ve Haberler (8)
- Kategorilenmemiş (11)
AKRA Haber Uşak 99.0
Uşak Haber
Uşak Hava Durumu
 
Piyasalar
Ziyaretçi
- 01 ziyaretçi çevrimiçi
- destekleyen WassUp
Kültür Sahasında Gerçekler
Kültür kesinlikle millidir. Milli olmayan yani beynelmilel veya hümanist, kozmopolit, gayr-i milli bir kültür olamaz.
Estetik yönü bulunmayan, dünyanın her yerinde aynen tatbik edilen veya edilmesi mümkün olan şeyler kültür değildir. O halde müspet ilimler, fen ve teknik beynelmileldir. İnsanlığın ortaklaşa kullanabileceği, maddeye hakimiyet için gerekli şeylerdir ki ayrı kültür çevrelerinde bile aynen benimsenip kullanılabilir. Onun için milletler birbirlerinin teknolojik ve ilmî gelişmelerini dikkatle takip etmekte, icabında teknolojik casusluk yoluyla bilgileri kendi ülkesine kaçırıp kullanabilmektedir. Onun için dinimizde, “İlim Çin’de bile olsa alınız, öğreniniz” emri vardır. Sosyolojik konuları iyi bilen Gökalp de “Türk milletindenim, İslâm ümmetindenim, Garp medeniyetindenim” diyebilmiştir.
Kültürün mahiyeti ve değeri ayrıca kültür ile medeniyet arasında anlatılan hassas ve önemli fark gereğince iyi anlaşılmamıştır. Kültür değişimi problemiyle karşılaşan pek çok ülke içinde bu ince farkı kavrayarak modernleşmiş ve milli şahsiyetini tahripten koruyabilmiş müstesna bir ülke olarak Japonya’yı örnek gösterebiliriz. Diğer pek çok ülkede tatbikat bu gerçeğe uygun olmamıştır. Batılılar, kasten kendi kültür varlıklarını dünyanın birçok yerinde “medeniyet” diye sunmuş, gerçek medeniyet ve onun ilim ve tekniğini vermekte ise çok sinsi davranmış hatta eğitim sahasında “müstemleke tipi eğitim” esasları koyarak, ülkelerin geri kalmışlığını sürdürmek, benliklerini eritmek ve sömürüyü böylece sürdürmek istemiştir.
Kültür, zor büyüyen nadide bir çiçek gibidir. En mütevazı bir milletin bile kültürü ancak 400-500 yılda oluşur. Halbuki tekniği elde etmek 40-50 yıl gibi kısa bir zamanda mümkün olabilir. Mesela, Japonya böyle kalkınmıştır. Buna mukabil Ruslar, Volga boylarını 420 yıl önce ele geçirmiş oldukları halde çarlık ve komünist idareleri bütün uğraşmalara rağmen buradaki Türklerin varlığını, Türkçe’yi, İslâm dininin izlerini tamamen silememişlerdir. 550 yıl hakim oldukları Balkanlar’da yaşayan kavimler de yine farklı kalabilmişlerdir. İspanya’daki Basklar, İngiltere’deki İskoçlar ve İrlandalılar da böyledir.
Komşu milletlerin kültürleri arasında az veya çok mutlaka alışverişler olur. Bunlar gayet tabiidir. Burada ana kültür ile tesir eden kültürün sonucu, yönleri farklı vektörlerin bileşkeleri gibi olur. Bizdeki Tanzimat sonrası Batı kültürü tesirleri ve doğurduğu sonuçlar bunun misalidir: Bu kuvvetli tesir bizi an’anevî kültürel değerlerimizden oldukça uzaklaştırmıştır ama yine de bir Türk aydını ile mesela bir Alman aydını arasında çok büyük, kafa ve ruh yapısı farklılıkları görülmektedir.
Karşılaşan kültürlerin alış verişi bazen tabii derece ve çizgisinden sapar veya kasten saptırılır ve iş iki kültürün ölüm-kalım savaşı haline gelebilir yahut da birbiriyle siyasî ve iktisadî amansız bir mücadeleye giren devletler arasında düşmanı alt etmek için kullanılan çok müessir bir alet ve silah olarak kullanılır. Osmanlılar’ın Balkan fütuhatında inanç ve ahlâk böyle bir yardımcı araç hizmeti görmüştür. Onların, zaferleri ve Balkan milletlerini kazanmaları, samimi inançlarının ve temiz ahlâklarının sonucu idi.
Batılılar, dünya hakimiyetleri için kültür unsurlarını daha şuurlu ve ustaca kullanmışlardır. Batılılar sahip olmak istedikleri ülkelere ya önce kültürlerinin öncüleri olan misyonerleri göndermişler, dinlerini yaymışlar, okullar açıp kendi kültürlerine bağlı aydınlar yetiştirmişler, yoğun neşriyat yapmışlar ya da aynı çalışmaları, askerî bir harekât ve hücumla ele geçirdikleri ülkelerde silahların gölgesinde sürdürmüşlerdir.
Günümüzde kültür savaşı için harcanan para ordulara harcananlardan az değildir. İlerde kat kat geçecek görünmektedir.
Menu
e- dergi
Gayemiz
Ülkemizde, Çevre, Kültür ve Ahlak duyarlılığına sahip resmi ve özel kuruluşlarla dayanışma halinde, temiz ve yaşanabilir bir çevre idealini benimsemiş milli kültür ve ahlak sahibi insanlardan meydana gelen bir toplumun oluşmasına katkıda bulunmak
Çevre
- Çevre, Orman ve Ağaç nedir?
- Su-Yeraltı Yerüstü Suları ve Kirliliği
- Ormanlarımız ve Faydaları
- Ormancılık ve Ürünleri Hakkında Bilgiler
- En Yakın Çevremiz: Evimiz
- Hava Kirliliğinin Beden Sağlığımıza Etkileri
- Kullanılmış Kağıtların Geri Kazanımı
- Çevre Korumasının İnsanın Doğal Yaşamına Etkisi
- Çevre Kirliliğininin Enfeksiyonların Oluşumu Ve Yayılmasındaki Rolü; Alınması Gereken Tedbirler
Kültür
- Kültürümüz ve Dilimiz
- Kültür Nedir? ve Kültürün Tarifi
- Kültür’ün Kademeleri ve Unsurları
- Kültür ile Medeniyet (Civilisation) Arasındaki Farklar
- Kültür Emperyalizmi
- Kültür Sahasında Gerçekler
- Milli Kültürümüz
Ahlak
Uşak İlimiz
- Genel Bilgiler
- Tarihi ve Coğrafyası
- Tarım ve Sanayi
- İlçelerimiz
- Siyaset,Sanayi Tarihi ve Meşhurları
- Karun Hazineleri Uşak’ta
- Festival, Şenlik ve El sanatları
- Evliya Çelebi gözü ile Uşak
- Uşak Şivesi, İlenmeleri ve Efsaneleri
- İlkler Şehri Uşak
- Destanlar,Türküler,Tekerlemeler, Ninniler, Atasözleri ve Bilmeceler
- Cirit, Halk Oyunları ve Kıyafetler
- Ne Alınır?,Ne Yenir?,Yapmadan Dönme
Uşak Haritası
Son Haberler
- Türkiye Birincisi İstanbul’dan
- Türkiye Finali Sultanahmet’te
- KUR’AN-I KERİM’İ VE MEALİNİ GÜZEL OKUMA YARIŞMASI
- Kılavuzsuz Olmaz
- Google’da Bilgi Aramanın İpuçları
- Sünnet deyip geçmeyin
- Keneler en çok nereden ısırıyor?
- Şiddet İçerikli Bilgisayar Oyunları
- Değerli Dostumuz
- Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in “El-Emin” Vasfı


